Günümüzde ne yazık ki, pek çok veli’ nin itibar etmediği hatta şiddetle uzaklaştığı, mümkünse çocuğunun içine girmesini neredeyse istemediği kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetler bireyin toplumun bir parçası olması, sosyalleşip; düşünce gücünün artması hususlarında büyük katkısı olduğu artık gelişmiş uluslarca tartışma konusu dahi edilmemektedir.
Bireyin gelişimi sadece Matematik, fen vb. akademik eğitim dallarıyla ilgili değildir. Bu dallarda edinilen bilgi, kullanım konusu yapılmadığı sürece kısa süreli edinilmiş bilgi ve beceridir. Oysa kültürel ve sanatsal faaliyetler kapsamında edinilen tecrübe, bireyi hayat boyu takip eder ve katkısı asla uçup gitmez.

Kaldı ki, modern çağda özellikle çocukların sosyalleşme ihtiyaçları eskiye göre çok daha fazladır. Apartman yaşantısı süren, dış dünya ile sınırlı ileitşim ve etkileşim içerisinde olan ve eskiye göre çok daha gelişmiş beyinler sahip çocuklarımız, mevcut enerjilerini sarf edecek doğru kaynaklar aramaktadır.

Siz ne yaparsanız yapın ve ne söylerseniz söyleyin, insanoğlu aralıksız fen veya matematik çalışamaz. Mutlak suretle farklı ögelerle geçireceği zamanlar olacaktır. İşte bu noktada esaslı sıkıntı ortaya çıkmaktadır. Birey zamanını ne ile değerlendirmelidir? Elbette kitap okumak vb. kültürel faaliyetler bireyin gelişiminde çok önemli pozitif faktörlerdir, ancak insan haraket etmek, bir arada olmak, birlikte “birşeyler yapmak” ihtiyaçları duyan bir canlıdır. Ve ne yaparsanız yapın, çocuğunu dış dünyadan soyutlayamazsınız, kaldı ki bu zaten son derece sağlıksız bir çabadır ve asosyal kişilik bozukluklarının temel nedenidir.

İşte bu nedenle bireyi dış dünyadan soyutlamamalı, ancak doğru kaynaklarla buluşmasını sağlamalısınız. Farkındasınızdır ki dış dünya tehlikelerle örülüdür. Zatn pek çok velinin çocuğunu dış dünyadan geri çekme sebebi de buna dayanmaktadır. Ancak bunu bu şekilde değil de, çocuğun mutlu olacağı faaliyete yönlendirilmesini sağlayarak yapmak çok daha doğrudur.

Örneğin çocuğunuz haftanın bir günü olan tatilinde evde bilgisayarla oynayacağına, bir spor dalında veya müziksel faaliyette bulunmak çok daha faydalıdır. Veya arkadaşlarıyla herhangi bir kafede boş zaman harcayacağına, orkestrası ile prova yapması çok daha faydalıdır.

Sonuç olarak, bireyi dış dünyadan soyutlayamazsınız, o halde onu doğru yola sevketmeye çalışmak çok daha doğrudur. Ona: “ne yapacaksın gitarı otur ders çalış” veya “boş boş topun peşinde koşma sınavınla uğraş” demek hiçbir zaman işe yaramayacaktır. Onu mutlu edin, o sizin parçanız…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on PinterestShare on LinkedInShare on StumbleUponBuffer this pageDigg thisShare on Tumblr